İHH’da Ramazan hazırlığı başladı

28 Haziran 2010 - Leave a Response
İHH’da Ramazan hazırlığı başladı

İHH İnsani Yardım Vakfı Ramazan ayında tüm dünyayı bayram yerine çevirmeyi planlıyor. ‘‘Birlikte Dünya Değişir’’ sloganı ile çalışmalarını yürütecek olan İHH, Razaman ayı içerisinde dünyada 61 ülke ve bölgede Türkiye’de ise 60 şehirde Ramazan çalışmaları gerçekleştirecek.

Kurulduğu tarihoğz itibaren her Ramazan ayı içerisinde dünyanın farklı bölgelerinde ihtiyaç sahibi insanların yüzlerini güldüren İHH İnsani Yardım Vakfı bu ramazanda da iyiliği dünyaya hakim kılmayı amaçlıyor. Yaklaşık 20 yıldır her Ramazan iftar sofraları kuran, kumanya ve gıda dağıtımları yapan İHH, yetimlerin de yüzlerini güldürerek, ihtiyaç sahibi aileleri sevindiriyor.

İHH İnsani Yardım Vakfı bu Ramazan ayında da ‘‘Birlikte Dünya Değişir’’ sloganı ile çalışmalarını gerçekleştirecek. Bangladeş’ten Vietnam’a, Küba’dan Moğolistan’a dünyada 61 ülke ve bölgede gıda dağıtımları yapacak olan İHH ekipleri Türkiye’de de 60 şehirde gıda dağıtımı gerçekleştirecek. İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından açıklanan bir paket kumanya bedeli ise 60 TL. Hayırseverler 60 TL’lik bir yardım paketi ile ihtiyaç sahibi bir ailenin yüzünü güldürebilecekler. Ayrıca gezici aşevi ile de 25 farklı ilde iftar programları gerçekleştirilecek. Bu gezici aşevi ile düzenlenecek iftar programlarına katkıda bulunmak isteyen hayırseverler isterlerse bir ilde düzenlenen organizasyonun tamamını üstlenebilecek isterlerse de bir veya birden fazla kişinin iftar bedelini karşılayabilecekler. Gezici aşevinde bir kişilik iftar bedeli ise 5 TL.

YETİMLER VE ÖĞRENCİLER UNUTULMADI

Ramazan ayı içerisinde İHH tarafından sürekli desteklenen yetimler dışında farklı bölgelerdeki yetimlere yönelik gıda, bayramlık, eğitim ve yetimhane desteği de sağlanacak. Yine isteyen hayırseverler 70 TL karşılığında bir yetimin bayramlık elbise ihtiyacını karşılayarak, bayramda yetimin yüzünü güldürebilir. Ayrıca yurt içi ve yurtdışında eğitim gören ihtiyaç sahibi öğrencilere de Ramazan ayı içerisinde kırtasiye yardımı yapılacak. Zekat, sadaka ve fitre bağışları da İHH aracılığıyla savaş, işgal ve doğal afet bölgelerinde ki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabilecek.

http://www.ihh.org.tr/ihh-da-ramazan-hazirligi-basladi/

İsrail gibi düşünenlere hayretler içinde kaldım

11 Haziran 2010 - Leave a Response

İsrail gibi düşünenlere hayretler içinde kaldım

İsrail komandolarının katliam yaptığı Mavi Marmara gemisinde ve sonrasında yaşananları anlatan Sinan Albayrak, “Rachel Corrie de tankın altında ezileceğini düşünmüyordu. İsrail lehine yayın ve yorum yapanları, kurşun sıkıp öldürenleri değil de yardıma gidenleri eleştirenleri dinlerken hayretler içinde kaldım” dedi.

Sinan Albayrak, gemide ve sonrasında yaşanan ilginç gelişmeleri, Yeni Şafak‘a değerlendirdi

http://yenisafak.com.tr/Gundem/?t=11.06.2010&i=262179

Furkan’dan şehadet mektubu

11 Haziran 2010 - Leave a Response
Furkan’dan şehadet mektubu

20.10.1991 New York doğumlu Furkan Doğan, Kayseri Özel Hisarcıklıoğlu Lisesi son sınıf öğrencisiydi. Kayseri’den katılmıştı bu filoya.

Kurşunlar Furkan’ın tazeliğinin kokusunu almış gibi birer birer gömüldüler vücuduna. Yüzüne 1,5 metreden hedef alınan dört kurşun ve gencecik göğsüne de bir kurşun isabet etmişti.

Furkan kendi varlığının hayırlara vesile olması için çıkmıştı bu yolculuğa genç yaşta. Ve babası “Pişmanlığımız, keşkemiz yok. Çocuğumuz güzel bir yolda şehit oldu. Biz de şehit babası olduk. Hayırlı gelişmelere vesile olacak.” diye anlamlandırıyor oğlunun vefatını.

Diriliklerinin, ölümlerinin, her hallerinin dünyaya adalet getirmek, haksız uygulamaları kaldırmak üzere olması için var olan bu insanlar terör devleti İsrail’in hep hedefiydiler ve hedefi olacaklar.

Furkan’ın abisi Mustafa Doğan, İstanbul’daki cenaze namazında “Biz İsrail’in gemileri ve yolcuları alı koyacağını veya geri çevireceğini tahmin ediyorduk ama böyle bir ahlaksızlık yapacağını tahmin etmiyorduk. Kardeşim Filistin yolunda şehit oldu. Onlar için canımız feda olsun. Kardeşim şimdi İstanbul’da. İstanbul’un fethine katılan şehitlerle birlikte dua ediyorlar.”diye belirtti duygularını.

Dünya, içinde barındırdığı bu terör devletinin terörüne binlerce kez şahit olduğu halde hala onun uygulamalarına sessiz kalıyor. Ve İsrail, Furkanımıza kıyarak Furkan’ın şahsında her gün vicdan sahiplerini göz göre göre yere indiriyor.
Ve Furkan… İsrail askerlerinin kurşunlarının güzel yüzüne ve narin gövdesine birer birer isabet etmeden az önce yazdığı o satırlarla hepimizi tekrar tekrar can evimizden vuruyor:
“Şehadet şerbetine son saatler. Var mı daha güzel şey. Varsa o da sadece annemdir. Ama ondan ben de emin değilim. İkisinin kıyası çok zor. Şehadet mi annem mi? Salon boşaldı. Şu ana kadar olmayan ciddiyet bir anda herkesi kapladı.”

http://www.ihh.org.tr/furkan-dan-sehadet-mektubu/

Ambargo kalkana kadar durmak yok

11 Haziran 2010 - Leave a Response
Ambargo kalkana kadar durmak yok

Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım hareketini organize eden kuruluş temsilcileri, İsrail Filistin halkı üzerindeki ambargoyu kaldırana kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade ettiler.

Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım hareketini organize eden kuruluş temsilcileri İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Fatih’teki genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına İHH Başkanı Bülent Yıldırım, Yunanistan Ship to Gaza Hareketi Temsilcisi Dimitris Plinois, İsveç Özgür Gazze Hareketi Temsilcisi Dror Feiler, Özgür Gazze Haraketi Temsilcisi Greta Berlin ve Gazze Ambargosunu Kırma Avrupa Kampanyası Temsilcisi Khaled Turaani katıldı.

Temsilciler, İsrail ambargoyu kaldırana kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade ettiler.

Toplantıya Yunanistan’dan katılan Dimitris Plinois, “İsrail durumu değiştirmek istese de biz kesinlikle geri adım atmayacağız. İHH ile omuz omuza yeni hareketler organize etmeye devam edeceğiz. Yunanistan halkı olarak duyarlılığımızı sürdüreceğiz” dedi.

İsveç Özgür Gazze Hareketi Temsilcisi Dror Feiler de “Ben bir Yahudiyim” diyerek sözlerine başladı ve şöyle devam etti: “Eski bir İsrail vatandaşıyım. Bir zamanlar İsrail ordusunda da bulundum. Filistin halkına yardım etmenin bir inanç meselesi olduğunu düşünmüyorum. Bu bir insanlık meselesidir.”

Feiler, elindeki belgeyi basın mensuplarına göstererek “Daha önce gemilerle Gazze’ye gitmek istediğimizde elimizdeki bütün fotoğraf makinelerini, bilgisayarları, kameraları alıp listelediler. Ve görüntüleri, kayıtları tek tek sildiler. İşte bu da onun belgesi” dedi.

İHH Başkanı Bülent Yıldırım ise “Bizim en büyük savunmamız şeffaf olmamız, hiçbir şeyi gizlemememizdir. Ama İsrail, birçok şeyi gizliyor” dedi. İsrail’in uluslar arası açık sularda kendilerine saldırdığını ifade eden Yıldırım, “Biz hiçbir İsrail askerini öldürmedik. Ele geçirdiklerimizi de tedavi ettik ve geri teslim ettik. Ama İsrail askerleri, bizim 9 arkadaşımızı öldürdü. İsrail, bu krizi iyi yönetemedi. Bütün dünyaya meydan okudu. Şimdi birileri İsrail’i sorgulamak yerine bizi sorguluyor. Onlara, artık İsrail’in yanında yer almaktan vazgeçin diyorum. İsrailliler, beni sorguladıklarında ‘orada ne işiniz var’ diye sordular. Biz orada sizin kaybettiğiniz insanlığı arıyorduk” şeklinde konuştu.

Hukuki süreç  devam ediyor

İsrail’e karşı her türlü hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Yıldırım, şunları söyledi: “Bu filoya gerçekleştirilen saldırı sonucunda şehit olanlar, yaralananlar, sakat kalanlar, hapsedilen, işkence gören, eşyaları çalınan ve gasp edilenler ve her türlü hak ihlaline uğrayan, mağduriyet yaşayan kişi ve kuruluşların hukuki süreçlerinin takibi için bir çok ülkede gönüllü hukukçulardan oluşan hukuk ekipleri kurulmuştur. Ve bu çalışmalar koalisyonumuz tarafından da takip edilmektedir.”

http://www.ihh.org.tr/ambargo-kalkana-kadar-durmak-yok/

Hocaefendi’nin açıklaması

09 Haziran 2010 - Leave a Response
Babamın rahatsızlığı dolayısıyla gün boyu hastanedeydim. Yazımı sayfa sorumlusuna teslim etmek için birkaç dakikam kaldı.

Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Mavi Marmara ve İHH ile ilgili beyanının yol açtığı tartışma hakkında uzun uzun yazacaktım ama bugün buna imkân yok.

Aslında uzun uzun yazmaya gerek de yok.

Söylemek istediğim şu:

Malum çevrelerin Müslümanlar arasında fitne çıkarmak için kullandığı bu açıklamayı unutalım gitsin.

Herkes bağrına taş bassın ve konu kapansın.

Birbirimizi daha fazla kırmadan, yarayı derinleştirmeden…

İnşallah daha çok yol yürüyeceğiz beraber.

Birbirimize bakacak yüzümüz olsun.

Hakan Albayrak
09 Haziran 2010 Çarşamba

Bülent Yıldırım: Bu olayın peşini bırakmayacağız

09 Haziran 2010 - Leave a Response
Bülent Yıldırım: Bu olayın peşini bırakmayacağız

İHH Başkanı Bülent Yıldırım, Gazze’ye yardım götüren gemilerdeki yerli ve yabancı bir grup gönüllü ile Darüzziyafe’de basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısına çeşitli gazetelerden yazarlar da katıldı.

Gemide etkisiz hale getirilen İsrail askerlerinin basına yansıyan görüntülerine ilişkin Yıldırım, ”Bizi uyarmadan açık denizde saldırdılar. Arkadaşlarımızı öldürdüler.

O gördüğünüz askerlerin tabancalarından çıkan kurşunlarla arkadaşlarımız yaralandılar. Buna rağmen askerleri etkisiz hale getirdikten sonra arkadaşlara ‘Bunları koruyun, tedavilerini yapın. Kendilerini teslim edeceğiz dedik ve tedavilerini yapıp, teslim ettik.

İsrail askerlerine ilişkin görüntülerin, İsrail’in elinde de bulunduğunu kaydeden Yıldırım, İsrailli yetkililerin bu görüntüleri propaganda amacıyla yayımlayacaklarını, sorgulama sırasında kendisine söylediklerini ifade etti.

Kendisinin de gülerek, ”Verirseniz İsrail’in o yenilmez ordu algısı yerle bir olur” dediğini anlatan Yıldırım, şöyle devam etti: “Diyorlar ki ‘Bu İsrail askerlerine ne olmuş?’ Tabii ki korkacak. Niye korkmasın? Çünkü ateş ederek indi ve kaç arkadaşımızı şehit ettiğini biliyordu. O, bizi kendisi gibi zannettiği için korktu. Bir tane İsrailli askere biz aynı muameleyi yapsaydık ve ellerine geçseydik, inanın bizi parça parça doğrarlardı.

Aslında meşru müdafaa hakkıdır uluslararası hukukta. Bunu da yapmadık. Bu fotoğrafların serisi var. Bu fotoğraflarda, o korkan askerler aşağıya indiriliyor, bizim şehitlerimizin ve yaralılarımızın olduğu yerde tedavi ediliyor. Daha sonra bunları İsrail askerlerine geri verirken, veren arkadaşımız da vuruldu, diğerleri de çok zor kurtuldu.”

Cesetlerin başında siyah poşet vardı

Yaralıların üstüne soğuk su sıkıldığını ve çıplak vaziyette soyulduklarını anlatan Bülent Yıldırım, bu konudaki soruşturmaların devam ettiğini belirterek, ”Dört ceset indirildi. Yüzlerinde siyah poşet vardı. Niçin siyah poşet vardı? Bunlar belki otopside de çıkacak. Ya boğularak öldürüldü ya da kafalarına yaralı iken ateş edildi. Elleri bağlı insanlar öldürüldü” diye konuştu.

Samimi davranan basın kuruluşlarına teşekkür eden Yıldırım, bir İsrailli yetkilinin, kendilerine aynen ”Şu dünyada beslediğimiz kalemlerden başka bize sahip çıkan yok” şeklinde ifade kullandığını söyledi.

Kendisine verilen bu isimleri açıklamayacağını  ancak kendileriyle görüşeceğini kaydeden Yıldırım, ”Şu anda Türkiye’de turnusol kağıdı yaşıyoruz. Herkes tarihe kaydedilecek. Kim haksızlığın yanında… Bizim hiç kimseden korkumuz yok, çünkü biz hukuk içinde kaldık. Bizim dokuz  şehidimiz var. Herkes haddini bilecek. Bizim sessizliğimiz korkaklığımızdan değil, bu toplumun aklıseliminin kaybedilmemesi içindir” şeklinde konuştu.

Yapılanlar için hükümete teşekkür eden Yıldırım, kendilerinin kararının, İsrail’de kalmak ve hukuki mücadeleyi orada yürütmek yönünde olduğunu ancak hükümetin kararlılığı nedeniyle yurda döndüklerini söyledi.

Hukuki mücadele

”İsrail bundan sonra kurtulacağını  zannetmesin. Uluslararası arenada biz İsrail ile mücadele edeceğiz” diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

”Arkadaşımıza aynen şunu söylüyor: ‘Türkiye’de çok insan öldürdük. Sizi de öldüreceğiz’. Ayrıca, benim DNA testimi yaptılar, niçin? Hangi zehre benim vücudum tepki verecek bunu öğrenmek için mi yaptı? Bize her türlü tehdit yapıldı. Hiçbir şeyden korkmuyoruz. Biz bugün sessiz kalıyorsak, biliyoruz ki dünyadaki halklar bizim yanımızdadır. Amerika’daki bazı çevreler, bizi terörist ilan ediyormuş. Saçmalığı görebiliyor musunuz? Gemideki arkadaşlarımızdan birinin ismini verdiler, diyorlar ki ‘Bu kişiyi askeri eğitim için mi gönderiliyorsunuz’. Ne yaptıklarını o kadar bilmez haldeler ki?

Hakikaten biz İsrail askerlerini koruduk. Onları etkisiz hale getirmek zorundaydık. Neden? Çünkü bizi öldürüyorlardı.

İsrail mahkemelerine de başvuracağız. Onlar zannetmesin ki biz İsrail’e gitmekten korkuyoruz. Biz yarınlarda İsrail vizesine başvuracağız ve İsrail mahkemelerine gideceğiz bu kabineyi dava edeceğiz. Avrupa’ya, Amerika’ya gideceğiz dava edeceğiz. Her yerde dava edeceğiz. Bize terörist diyenleri dava edeceğiz. İHH olarak başımız dik, alnımız açık. İnsanlık adına yola çıktık, hiç kimseden korkumuz yok. Herkes bunu görecek.”

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Yıldırım, bir Yahudi, bir Hristiyan ve bir de Müslüman avukatla yarın basın toplantısı yapacaklarını ve bu avukatların, Avrupa’daki çalışmalarını takip edeceklerini söyledi.

Gönüllü  aktivist gözyaşlarını tutamadı

”Mavi Marmara” gemisinde bulunan gönüllü Gaye Somuncu da amacının, tamamen insanlığa hizmet olduğunu belirterek, gemide tercümanlık yapmak ve basın mensuplarına yardım amacıyla bulunduğunu söyledi.

İsrail askerlerinin yaralılara insani davranmadıklarını, tutuklanan kişilerin su ve tuvalet ihtiyaçlarının karşılanmadığını anlatan Somuncu, gemidekilerin gönüllü olduğunu ve hiçbir provokasyon yaşanmadığını ifade etti.

Gaye Somuncu, ”Bizim iki gün yaşadıklarımızı  Gazze halkı her gün yaşıyor” dedi.

”Mavi Marmara” gemisindeki Yunanlı aktivist Dimitris Plionis de İsrail’in kendilerini durdurmaya çalışacağını tahmin ettiklerini ancak bir yardım gemisini bu kadar barbarca bir kan gölüne çevireceklerini hiç akıllarına getirmediklerini ifade etti.

Yolculuk boyunca farklı milletlerden insanların arkadaşlık kurduğunu anlatan Plionis, hayatını kaybeden dokuz kişiyi, kendi şehitleri olarak kabul ettiklerini kaydetti.

İsrail askerlerinin öldürmek için gemiye geldiğini ve yaptıklarının bir katliam olduğunu dile getiren Plionis, yapılanların dünya tarafından kesinlikle kabul edilemeyeceğini söyledi.

Eski İsrail vatandaşı İsveçli aktivist Dror Feiler de İsrail’in dünya medyasına olayı farklı  yansıttığını belirterek, ”Dövülen, kaçırılan ve soyulan biziz. Suçlanan da bizleriz” diye konuştu.

Feiler, İsrail halkının en büyük düşmanının, İsrail’i yönetenler olduğunu kaydederek, İsrail devletinin izlediği politikalar nedeniyle dünyanın her yerindeki Yahudilerin güç durumda kalabileceklerini söyledi.

http://www.ihh.org.tr/bulent-yildirim-bu-olayin-pesini-birakmayacagiz/

BBP genel başkanından taziye ziyareti

09 Haziran 2010 - Leave a Response
BBP genel başkanından taziye ziyareti

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Yalçın Topçu, Akdeniz’in ortasında İsrail’in kanlı saldırılarına uğrayan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım’a geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Fatih’teki Genel Merkezi’ni ziyaret eden Topçu, İHH Başkanı Bülent Yıldırım’a taziyelerini iletti. İHH toplantı salonunda bir süre görüşen Topçu ve Yıldırım, daha sonra basın mensuplarının sorularını cevapladılar.

Topçu yaptığı konuşmada İHH’nın mihmandarlığında yüzlerce insanın Mavi Marmara Gemisi’ne bindiğini ifade ederek, “Aynı Nemrut’un ateşine su taşıyan karıncalar gibi insanların saf belli etmelerine vesile oldunuz. İnsan olma noktasında bir olanlar adına bu gemiyi yola çıkardınız. Maksada ulaşıldı. Dünyanın vicdanı Akdeniz’de dökülen şehit kanlarıyla kanadı. İsrail ve diğer ülkelerdeki Yahudiler bile ayağa kalktı, İsrail’in yaptıkları sorgulanmaya başlandı” dedi.  Topçu, hükümete de İsrail ile ticari ve askeri anlaşmaları durdurma çağrısında bulundu.

Mavi Marmara Gemisi’nde BBP’den de katılımcılar olduğunu belirten Bülent Yıldırım, Yalçın Topçu’ya ilgi ve desteklerinden dolayı teşekkür etti.

http://www.ihh.org.tr/bbp-genel-baskanindan-taziye-ziyareti/

Rachel Corrie gemisi ile ilgili Netanyahu yorumuna karşı açıklama

09 Haziran 2010 - Leave a Response

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun, Gazze’ye giden İrlanda bandıralı “Rachel Corrie” yardım gemisinin direniş olmadan ele geçirilmesini değerlendirirken, “Barış ve nefret gemisi arasındaki farkı gördük” söylemine İHH İnsani Yardım Vakfı’ndan açıklama geldi: “Rachel Corrie gemisine terörist saldırı düzenlenip katliam yapılsaydı ve 5 -6 gün sonra Mavi Marmara gitseydi oradaki yardım gönüllüleri de aynı şekilde teslim olurlardı.”

İHH İnsani Yardım Vakfı  İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun “Rachel Corrie” gemisi ile ilgili olarak “Bugün barış gemisiyle terörizmi destekleyen şiddet yanlıları tarafından organize edilen nefret gemisi arasındaki farkı gördük” açıklamasına  İHH Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Oruç’tan cevap geldi.  “Bu olay hangisinin önce veya sonra gerçekleştiği ile alakalıdır. Karşılaştırılması makul ve mantıklı değildir. Rachel Corrie gemisine terörist saldırı düzenlenip katliam yapılsaydı ve 5 -6 gün sonra Mavi Marmara gitseydi oradaki yardım gönüllüleri de aynı şekilde teslim olurlardı.” Dedi. Hüseyin Oruç açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Şu noktayı gözden kaçırmamak lazım. 1-1,5 saat kadar Mavi Marmara’ya çeşitli ateşli silahlarla terörist saldırılarda bulunuldu. Ses bombası, ışık bombası, sis bombası atıp ateş edildi.

Mavi Marmara’ya çok sayıda hücum botlarıyla yanaşıp demir sopalarla gemiye vuruldu. Helikopterlerle indirme yapmadan önce helikopterdekilerden sivil insanlara ateş açıldı. Sivilleri ağır ateş altında tutarak indirme yapıldı. İsrailli askerlerin yüzlerinin maskeli kamuflaj boyalı yani bir düşmanı yok etmeye giden suikast timi vaziyetinde olduğu görüldü. Yolcular nefsi müdafaa yaparak en temel insani dürtü ile kendilerini müdafaa ettiler. İnsanlar kendilerini savunmayıp hiçbir şey yapmasalardı kendileri dahil alt kat salonlardaki kadınların yaşlı ve çocukların tamamen taranarak katledileceklerini söylüyorlardı. 1,5 sat süren taciz ve terörist saldırılar insanları böyle bir düşünceye sevketti. Korkunç bir terördü. İsrail bunu daha önce Liberty gemisine yaptığı saldırıda da gerçekleştirmişti.” Dedi.

http://www.ihh.org.tr/rachel-corrie-gemisi-ile-ilgili-netanyahu-yorumuna-karsi-aciklama/

Bülent Yıldırım, Fethullah Gülen’in beyanatları ile ilgili konuştu

09 Haziran 2010 - Leave a Response

Fethullah Gülen’in Wall Street Journal Gazetesi’nde yayınlanan “Özgürlük Filosu” ile ilgili beyanatlarına İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım’dan açıklama geldi: “Saygı duyuyoruz”

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Av. Bülent Yıldırım,  Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Wall Street Journal’da yayınlanan “Özgürlük Filosu” ile ilgili beyanatı ile ilgili olarak kamuoyuna bir açıklamada bulundu. Yıldırım yaptığı açıklamada, “Fethullah Gülen Hocaefendi bizim için çok değerli bir kanaat önderidir. Söz konusu beyanat kendi görüşleridir. Saygı duyuyoruz.” Dedi.

http://www.ihh.org.tr/bulent-yildirim-dan-fethullah-gulen-in-beyanatlari-ile-konustu/

İHH’dan İsrail’e cevap: İsrail’in yaptığı ucuz bir karalama kampanyası

09 Haziran 2010 - Leave a Response

İHH Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Oruç, iki İHH çalışanını terör gruplarına destek vermekle suçlayan İsrail’e bir basın toplantısıyla cevap verdi. Oruç, “Sivil ve silahsız insan hakları savunucusu ve insani yardım gönüllüsü insanlara karşı yaptığı terör saldırısı yetmezmiş gibi, şimdi de bu insanlara iftira atıyor. Çok ucuz bir karalama kampanyası yapıyor; yalan ve iftira üzerine kurulu bir karalama kampanyası” dedi. Yanına gemide bulunan iki doktoru alan Oruç, “Biz İsrail askerlerini tedavi ettik, onlar bizim yaralı arkadaşlarımızı bile öldürdüler” diye konuştu.

İHH İnsani Yardım Vakfı, İsrail’in “Mavi Marmara gemisinde terörle bağlantılı iki İHH çalışanı vardı” iddiasıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısına İsrail’in El Kaide üyelerine destek vermekle suçladığı İHH Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Oruç, Filistin İslami Cihad Örgütü’ne mali destek sağladığı iddia edilen İHH Ortadoğu Sorumlusu Hasan Aynacı ile Mavi Marmara gemisinde doktor olarak bulunan ve İsrail askerlerini de tedavi eden Mevlüt Yurtseven ve Ercan Kayrak katıldı.

İsrail’de sorgulanırken terörle bağlantı noktasında herhangi bir suçlamaya maruz kalmadığını ifade ede Hüseyin Oruç, “Eğer böyle bir iddiaları varsa neden bizi sorgularken bunu sormadılar” dedi.

Oruç, İHH’nın Fatih merkezinde düzenlenen basın toplantısında şöyle konuştu: “Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, terörist İsrail hükümeti battıkça batıyor. Sivil ve silahsız insan hakları savunucusu ve insani yardım gönüllüsü insanlara karşı yaptığı terör saldırısı yetmezmiş gibi, şimdi de bu insanlara iftira atıyor. Çok ucuz bir karalama kampanyası yapıyor; yalan ve iftira üzerine kurulu bir karalama kampanyası.”

İHH’yı anlattı

İsrail’in teröre destek vermekle suçladığı İHH’yı anlatan Oruç şunları söyledi:

“İHH İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı Türkiye’de hukuka uygun bir şekilde sivil insanlarca kurulmuş bir vakıftır. Düzenli olarak hem mali yapısı hem de faaliyetleri Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından denetlenmektedir. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından “amacına uygun çalışma” alanında ödüllendirilmiş ve örnek gösterilmiş bir kurum olan İHH İnsani Yardım Vakfı’na, TBMM tarafından da Onur Ödülü verilmiştir.

İHH İnsani Yardım Vakfı BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi’nin Danışman statüsünde üyesidir ve ayrıca pek çok uluslar arası insani yardım ve insan hakları çatı kuruluşuna da üyedir. Tüm bu kuruluşlarla dünyanın 120 ülkesinde din, dil, ırk, cinsiyet, ideoloji, bölge vb. ayrımı yapmadan, ortak çalışmalar yürütmektedir. Filistin, İHH İnsani Yardım Vakfı’nın insani yardım çalışması yaptığı ülkelerden sadece biridir.

İnsanlığın vicdanı için yola çıktık

İçinde olduğu pek çok ortak proje gibi, Özgürlük Filosu da bir insani yardım filosu idi ve sivil insanların ortaklaşa el verdiği bir insani yardım çalışmasıydı. İHH 32 ülkeden gelen onlarca katılımcı kuruluştan sadece biriydi. Herkes gibi, insanlığın vicdanın ölmediğini göstermek üzere yola çıkmıştı.

Fakat, ne oldu? İsrail hükümeti uluslar arası sularda bu sivil, elinde silah olmayan bu insanlara bir terör saldırısında bulundu. Bazılarını  şehit etti, bazılarını yaraladı. Geri kalanını tutukladı, insanlık dışı kötü muamelede bulundu, işkence etti.

İsrail’in yaptığını teröristler yapar

Bütün bu yaptıkları  insanlık suçudur. Bunları ancak teröristler ve terörist ruhlu insanlar yapar. Nitekim, yaptılar da.

Şu noktanın iyi bilinmesi gerekiyor. İsrailli teröristler gemiye çıkmadan ve inmeden önce, uzun süre bizi taciz ettiler, bize ateş ettiler. Sis bombası, ışık bombası, gaz bombası attılar. Kurşun attılar. Hele helikopterden inerken tepemizden aşağı ateş kustular. Arkadaşlarımızdan bazıları oracıkta şehit oldu, bazıları da yaralandı.

Biz sadece nefs-i müdafaa yaptık

Şimdi hiç utanmadan gemidekiler bize saldırdı diyorlar. Yüzlerce metre uzaktan üzerimize ateş yağdırdılar. Gemiye çıkarken de, inerken de ateş yağdırmaya devam ettiler. Biz sadece nefs-i müdafaa yaptık. Nefs-i müdafaa meşrudur. Her hukuk sisteminde ve tarihin her döneminde meşru kabul edilmiştir.

Bu sırada bize saldıran İsrailli teröristlerden bazıları yaralandı. Biz onları  doktorlarımıza emanet ettik. Doktorlarımız onları tedavi edip geri verdi. Bunun karşı onlar ne yaptılar. Yaralı teröristleri tedavi eden doktoru da vurdular. İnsanlık hiç bu kadar dibe vurmamıştı. İnsanlık onur madalya verilmesi gereken bir doktora kurşun sıktılar.

İsrail karalama kampanyası yapıyor

İsrail bunları perdelemek istiyor. Bu sebeple karalama kampanyası yapıyor. Ama bunlara kimsenin inanacağı yoktur.

Biz ortadayız, buradayız. Her türlü denetime açığız. Uluslararası hukuka göre çalışıyoruz. Aynısını İsrail hükümeti diyebiliyor mu?

Uluslararası denetime, soruşturmaya açık olduğunu beyan edebiliyor mu?

Hayır. Neden? Çünkü suçlu olduğunu biliyor. Terörist İsrail hükümeti bir tokat vicdan sahibi İsrail halkından yiyecek ve devrilecek. Bir tokat da uluslar arası toplumdan yiyecek ve mahkum olacak.Bundan kurtulmaya çalışıyor ama kurtulamayacak.”

Yaralı Furkan’ı öldürdüler

19 yaşında olan Furkan Doğan’ın İsrail askerlerinin eline yaralı olarak düştüğünü ifade eden Hüseyin Oruç, “Furkan’ın başına 45 santimetre mesafeden 4 el ateş etmişler. Kafasında 4 mermi çıktı. İsrail askerleri, yaralılarımızı bile öldürdü. Oysa biz onların yaralı askerlerini tedavi edip, tekrar iade ettik” diye konuştu.

İsrail’in Filistin İslami Cihad Örgütü’ne mali destek sağladığı iddia ettiği Hasan Aynacı ise “İHH’da çalışıyorum. Hiçbir kuruluşa mali destek sağlamadım. Varsa böyle bir iddiaları belgesini yayınlasınlar” dedi.

Doktor Ecan Kayrak: Biz yaşattık, İsrail öldürdü

MAVİ Marmara gemisinde bulunan doktor Ercan Kayrak ise “Ben bizzat kendim yaralı İsrail askerlerini tedavi ettim.  Üç İsrail askerini tedavi ettim. Askerleri teslim ederken beni göğsümden ve omzumdan vurdular. Eğer arkadaşlar beni içeri çekmeselerdi ben de şehit olacaktım. İsrail askerleri bizi almaya değil öldürmeye gelmişlerdi” dedi.

Bir doktor olarak çaresizliği yaşadım

Dr. Mevlüt Yurtseven ise “Benim işim insanları hayatta tutmak. Ancak 20 dakikada planlı bir katliama şahit oldum. Kısıtlı ilaç ve tıbbi malzemelerle yaralılara müdahale ettim. Çaresizliği yaşadım. İsrail askerleri 9 insanımızı öldürdü. Ama biz onların tek bir askerini öldürmedik. Tedavi ettik askerlerini. Bizim 9 şehidimiz, 50 yaralımız var. Yaralıları taşımak için sedye bile vermediler. Bir hekim olarak yaşadıklarımı unutamam” dedi.

http://www.ihh.org.tr/ihh-dan-israil-e-cevap-israil-in-yaptigi-ucuz-bir-karalama-kampanyasi/

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.